Welcome Message

"Yaşamak şakaya gelmez
Büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
Bir sincap gibi meselâ,
Yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden
Yani, bütün işin gücün yaşamak olacak."

16 Temmuz 2009 Perşembe

Bu akşam..

son birkaç gündür, yaşadığım evin manzarasının daha önce hiç farketmediğim kadar güzel olduğunu farkediyorum. gerek kıyıköy gerek iğneada olsun, trakyada gezdiğim yerlerde gördüğüm manzaralar en çok bu akşam güneşin batışıyla balkondan oluşan manzara kadar güzel aslında. içinde yaşadığımız güzelliklerin üzerinden geçip gitmemek, onların farkına varmak gerek. kimbilir hayatlarımızda kaybetmeden kıymetini bilemeyeceğimiz başka ne güzellikler vardır...







30 Nisan 2009 Perşembe

Kırkambar Sahaf

merhabalar arkadaşlar,
Çok tembelim, evet, ama yazmak da kolay bir uğraş değil.
Hele yazının kutsallığına inanan benim gibi bünyeler için "yazmak"iyice bir işkenceye dönüşebiliyor.

Yaptığım çok ama çok önemli bir keşiften az sayıdaki izleyicimi haberdar etmek amacıyla bu yazımı kaleme alıyorum.
Özellikle benim gibi kitapseverler için inanılmaz bir keşif bu.
Öğrenci bütçemle herkes tarafından bilinen sahafları çok pahalı bulmamla başladı aslında herşey.
Özellikle kadıköydeki uayanık sahaflar doğrudan bir kitabı sorduğunuzda, olağan sayılan fiyatın neredeyse iki katını istiyorlar. Bu yüzden genellikle böyle yerlerde ancak kitaplara bakmakla yetinmek zorunda kalııyordum.
Nasıl olsa o büyüleyici kitap kokusu bedava, değil mi?


19 Nisan 2009 Pazar

şubat ayında kısa ama eşsiz bir tatil...

Eski anıları aradan bir süre geçtikten sonra canlandırmak, onları bir serüvenmiş gibi anlatmak ne kadar da zor...
bir insan uzun bir süre yapmayı hayal ettiği ama bir türlü fırsat bulamadığı bir şeyi yaparken ne kadar mutluysa ben de o kadar mutluydum işte.

kısa bir süreliğine daha önce hiç tanımadığım insanlarla,
daha önce hiç bulunmadığım yerlerde
mutluluğa pedal çevirdim
hem de kışın ortası, şubatın başında.


lafı fazla uzatmadan sizleri resimlerle başbaşa bırakayım


4 Ocak 2009 Pazar

blogumun adı

bu arada, onsekizimdensonra.blogspot adı, kırkımdansonra.blogspot isminden ilham alınarak ortaya çıkmıştır...
severek okuduğum ve sürekli takip ettiğim üç bloğun sahibi olan Bora Bilgin'e teşekkürler...

31 Aralık 2008 Çarşamba

Sigara, Alkol ve ötesi

Sigara küçük yaşlarda sürekli merak ettiğim, bir anlamda bana ulaşılmaz gelen, farklı bir dünyaya ait bilinmedik bir maddeydi.Gerçekten küçük yaşlarda çevrenizdeki büyüklerin sürekli bir maddeyi kullandığını görüyorsanız,bilinçaltında bu şey ile yetişkinlik arasında bir bağlantı kuruyorsunuz.Sanki iç sesiniz size sürekli sigara içmeyen bir insanın yetişkin olamayacağını hatırlatıp duruyor.(Ne kadar saçma değil mi?İşte bunları yazıya dökmezseniz saçma olduğu bu kadar kolay anlaşılmıyor işte:) )


Açıklama

Onsekiz yaşıma geldim.
Onsekiz yaşıma gelmem onsekizimdensonra adında bir blog açmam için mantılklı bir neden değil.
Tek amacım kendimi gözlemlemek, bir nebze olsun davranışlarımı anlayabilmek.
Bunu neden bir blogla yapıyorum?
Gerçekten hiçbir fikrim yok.
aklıma gelen en mantıklı neden, heves.
Bu sayfadan tek beklentim ise, daha önce birçok kez olduğu gibi yazdığım şeylerin bir şekilde uçup gitmemesini sağlaması.
Ve 10 yıl sonra geriye dönüp baktığım zaman tüm yazdıklarımı tek bir çatı altında bulabilmem.
Bilemiyorum, belki çok yanlış beklentiler içerisindeyimdir.
Her neyse, bunu zamanla göreceğim.