Welcome Message

"Yaşamak şakaya gelmez
Büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
Bir sincap gibi meselâ,
Yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden
Yani, bütün işin gücün yaşamak olacak."

Yaşam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yaşam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Mayıs 2010 Pazar

Heinz Stucke; Yolda Bir Ömür...

Heinz Stücke; Yolda Bir Ömür...


Heinz Stucke yi tanımayan çok az bisikletçi vardır. Bisikletle uzun yollar yapıp da bu efsanevi kişiyi tanımamak mümkün mü? Uzun yol bisikletçileri arasında Heinz Stuckeden daha deneyimli tek bir kişi daha bulmak imkansıza yakın. Almanyadaki evinden 1962 de ayrılmak ve o tarihten bugüne "yolda" olmakla oldukça sıradışı bir yol hikayesi sunuyor Heinz bizlere...

Yaklaşık olarak yolda geçen 50 yıl ve Almanyadaki evini terkettiği 22 yaşından beri tekerleklerinin altından akıp giden 600.000 km ile Heinz duyanları adeta şaşkına çeviriyor.

7 Mayıs 2010 Cuma

Uzun bir aradan sonra...

Uzun bir aradan sonra tekrar herkese merhaba...

Sınavlar, ödevler, projeler, iş ve toplantılar; hepsiyle birden ilgilenirken blogu iyice ihmal ettim.

Öncelikle blogdaki birkaç değişiklikten bahsetmek istiyorum. Binbir zahmetle saatlerce uğraşa didine, blogspot temasını değiştirmeyi başardım! Blogun yeni temasıyla wordpress kullanmaya da gerek kalmadı bence.

Bir diğer değişiklik de blogun adresi oldu. "Onsekizimdensonra.blogspot.com" adresini, seyahat bursu sonrası yapacağımız interrail için aldığımız ama burs hayallerimizin gerçekleşmemesiyle ortada kalan "yolda.org" adresiyle değiştirdim. Hatta bir de adres çubuğunda çıkan blogger logosunu değiştiyip, turuncu arka fonlu bir "Y" harfi koydum! (Bunları yapmak çok zor şeylermiş gibi gelirdi, ama bir kere yaptıktan sonra aslında ne kadar kolay olduklarını anlıyorsunuz.)

2 Aralık 2009 Çarşamba

Otostopla İlk Seyahatim...Edirne-İstanbul



2008 yılında; 17 yaşından yeni gün almaya başlamışken otostopla ilk seyahatimi gerçekleştirdim. Lisemizi periyodik olarak ziyaret eden korsan kitapçıda harcayarak bitirmiştim yol paramı. Bu yüzden eve gidemeyecektim. Yani; en azından otostop yapmak aklımın ucundan bile geçmediği için gidemeyeceğimi düşünüyordum. Fikir aniden; adeta bir ışık gibi belirdi zihnimde. Para vermeden de bir yerden bir yere gitmenin bir yolu olmalıydı. Düşünüyorum da, o tarihten önce hayatımda ne otostop yapmıştım ne de bir otostopçuyla karşılaşmıştım . Otostop sözcüğü kelime hazinemde pasif bir halde duran basit bir kelimeydi yalnızca. Okuduğum kitaplardan edindiğim bir kelime...


31 Aralık 2008 Çarşamba

Sigara, Alkol ve ötesi

Sigara küçük yaşlarda sürekli merak ettiğim, bir anlamda bana ulaşılmaz gelen, farklı bir dünyaya ait bilinmedik bir maddeydi.Gerçekten küçük yaşlarda çevrenizdeki büyüklerin sürekli bir maddeyi kullandığını görüyorsanız,bilinçaltında bu şey ile yetişkinlik arasında bir bağlantı kuruyorsunuz.Sanki iç sesiniz size sürekli sigara içmeyen bir insanın yetişkin olamayacağını hatırlatıp duruyor.(Ne kadar saçma değil mi?İşte bunları yazıya dökmezseniz saçma olduğu bu kadar kolay anlaşılmıyor işte:) )


Açıklama

Onsekiz yaşıma geldim.
Onsekiz yaşıma gelmem onsekizimdensonra adında bir blog açmam için mantılklı bir neden değil.
Tek amacım kendimi gözlemlemek, bir nebze olsun davranışlarımı anlayabilmek.
Bunu neden bir blogla yapıyorum?
Gerçekten hiçbir fikrim yok.
aklıma gelen en mantıklı neden, heves.
Bu sayfadan tek beklentim ise, daha önce birçok kez olduğu gibi yazdığım şeylerin bir şekilde uçup gitmemesini sağlaması.
Ve 10 yıl sonra geriye dönüp baktığım zaman tüm yazdıklarımı tek bir çatı altında bulabilmem.
Bilemiyorum, belki çok yanlış beklentiler içerisindeyimdir.
Her neyse, bunu zamanla göreceğim.